Avrupa'da güvenlik tartışması

02 Şubat 2010 Salı 11:08

27 üyeli Avrupa Birliği, Amerika'daki gelişmelerin de etkisiyle havalimanlarındaki güvenlik önlemlerini...

Avrupa'da güvenlik tartışması
SchipholBeveiliging127 üyeli Avrupa Birliği, Amerika'daki gelişmelerin de etkisiyle havalimanlarındaki güvenlik önlemlerini arttırdı. Ancak uçuş güvenliğine ilişkin bazı düzenlemeler, ülkelerin ulusal düzenlemelerine bırakılmış durumda.

9 yıl önce ABD'yi hedef alan 11 Eylül saldırılarından bu yana Avrupa Birliği, havalimanlarında güvenlik kontrollerini çovaltmayı tartışıyor. Avrupa Birliği, son dönemde önlemlerini arttırdı. Keskin cisimlerin, sıvı maddelerin ve çeşitli jellerin yolcu beraberinde uçaklara alınması yasaklandı. AB içerisindeki 400 havalimanında bu asgari kurallara uyulması gerekiyor. Ancak uçuş güvenliğine ilişkin diğer düzenlemeler, ülkelerin ulusal düzenlemelerine bırakılmış durumda. Bunun son örneği ise son haftalarda büyük tartışma yaratan vücut tarayıcıları.

Tarayıcılara rağbet artıyor

Avrupa ülkelerinde son zamanlarda uçuş güvenliğine ilişkin tartışmaların odağında ‘çıplak tarayıcı' da denilen vücut tarayıcıları yer alıyor. Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki Schipol Havalimanı’nda şu anda 15 adet vücut tarayıcısı kullanıma alındı. Bu tarayıcılarla, vücut üzerinde silah ya da patlayıcı madde bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amaçlanıyor. Amsterdam Havalimanı’nın güvenlik kontrolleri sorumlusu Günter von Adrich'in bu yeni uygulama hakkında söyledikleri: “Yolculardan tarayıcının önüne geçip, ellerini yukarıya kaldırmalarını rica ediyoruz. Görüntü alınıyor ve birkaç saniye içinde sonucu görüyoruz.”

Tarayıcılar Amsterdam Havalimanı’nda şu anda deneme aşamasında. Hollanda Hükümeti, en kısa zamanda tarayıcıların tüm havalimanlarında uygulamaya konulmasını istiyor.

Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin iç işleri bakanları geçtiğimiz haftalarda, bu konuda ortak bir tutum belirlemek üzere bir araya gelmiş, ancak uzlaşmaya varamamıştı. Avrupa Birliği Komisyonu, kontrol sırasında yolcuların mahrem bölgelerini rötuşlayan cihazların uygulama sokulması önerisinde bulunmuştu. Avrupa Parlamentosu üyelerinin çoğu da 'mahremiyetin zedelenmesini' gerekçe göstererek bu konuda çekimser bir tutum benimsemişti.

"Tarayıcıya indirgenmesin"

Avrupa Birliği Terörle Mücadele Kooridinatörü Gilles de Kerchove, büyüyen tartışmalar üzerine güvenlik konusunu ‘çıplak tarayıcı’ boyutuna indirgememek gerektiğini vurguladı. Kerchove, “Bu, havalimanlarında kullanılan teknikten daha derin bir mesele. Çok boyutlu bir bakış açısı belirlememiz gerekiyor. İstihbarat birimleri ile polisten alınan bilgilerin de değerlendirilmesi gerekiyor. Hangi pasaportların çalındığını ve kimin ne tür bir vizeye sahip olduğunu bilmek zorundayız" dedi.

Sözgelimi Almanya'da Polis Sendikası, Almanya'da ve pek çok AB ülkesinde, havalimanlarında güvenliğin özel şirketler tarafından yürütülmesini eleştiriyor. Sendika, sadece tekniğe değil, iyi eğitimli kişilerin havalimanlarında görev yapmasına da özen gösterilmesi gerektiği görüşünde. 

EASA kuruldu

Avrupa Birliği, güvenliği artırmak için Avrupa'daki uçuş güvenliğinin sağlanmasından sorumlu bir birim kurdu. Kısa adı EASA olan ve merkezi Almanya'nın Köln kentinde bulunan bu birim, uçaklara iniş kalkış izni verilmesinden, pistlerin uzunluğundan ve pilotların eğitiminden sorumlu. Ancak birim, “havalimanlarında güvenliğin sağlanmasından” sorumlu değil, zira bu söz konusu ülkelerin ve havalimanı işletmelerinin yetkisi alanında.

Avrupa Parlamentosu’nun Alman milletvekillerinden Hür Demokrat Partili Alexander Alvaro, Avrupa Birliği’nin yavaş tempoda hareket etmesini şu sözlerle eleştiriyor: “11 Eylül saldırılarından bu yana sürekli olarak şunu duyduk: Güvenlik açısından sorun, parçaların birleştirilmemesinde. Bu bağlantıları kuracak belli bir yapı geliştirmek için 10 yıla ihtiyaç duyuluyorsa, bu on yıl içinde bir takım hatalar yapılmış demektir. Cevap hep şu oldu: Daha fazla veriye ve veri alışverişine ihtiyacımız var. Ancak anlaşılan o ki, bu yürümüyor.”

© SONHABER 

Anahtar Kelimeler
banner247

Yorum Gönder

@name x