‘Avrupa’nın sorunlarının reçetesi...'

13 Şubat 2010 Cumartesi 07:44

Hollanda’nın Lahey kentinde düzenlenen ‘Mevlana Rumi ve Konya Kriterleri’ adlı panelde, Mevlana’nın düşünceleri...

‘Avrupa'nın sorunlarının reçetesi...'
DSC_2674Hollanda’nın Lahey kentinde düzenlenen ‘Mevlana Rumi ve Konya Kriterleri’ adlı panelde, Mevlana’nın düşünceleri ve bunların günümüz sorunlarına getirdiği çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Mevlana’nın asırlar önce seslendirdiği fikirlerin ve verdiği öğütlerin, başta fakirlik olmak üzere yeryüzünün bugün yaşadığı toplumsal ve sosyal sorunlarına esaslı bir reçete teşkil ettiğini belirten konuşmacılar, bu öğütlerin Avrupa’ya da ciddi katkılar yapacağına dikkat çektiler. Panelde, Mevlana’nın ‘Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol. Hoşgörürlükte deniz gibi ol. Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.’ içerikli yedi öğüdü, etraflıca irdelendi.

Lahey Türk Platformu’nun gerçekleştirdiği Türkiye Festivali kapsamında Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Hollanda şubesi tarafından düzenlenen panele, Lahey Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Doç. Dr. Bülent Şenay, Twente Üniversitesi öğretimüyesi Prof. Mehmet Akşit, yazar Sadık Yemni, UETD Genel Sekreteri Ahmet Suat Arı ve uluslararası yardım kuruluşu Cordaid görevlisi Ricardo Lucardie katıldı. Parlamento Basın Merkezi Nieuwspoort’ta gerçekleşen panelin moderatörlüğünü yapan Ahmet Suat Arı, açılış konuşmasında Mevlana’nın öğütleri doğrultusunda toplumsal bir harmoni oluşturma macında olduklarını kaydetti.

DSC_2684

Hollanda’nın politika başkenti olarak adlandırılan Lahey’de ve parlamento çatısı altında bu felsefeyi tartışmalarının son derece önemli olduğuna değinen Arı, “Bu çağda Mevlana’nın öğretilerine çok ihtiyacımız var.” dedi.

Daha sonra söz alan yazar Sadık Yemni ise ‘Konya Kriterleri’ başlığının kendi fikri olduğunu ve bunun katıldığı bir tartışma programında ortaya çıktığını söyledi. Bundan 5 yıl önce katıldığı bir toplantıda, Avrupa’nın üzerinde yükseldiği değerler ifade edilirken, bunlar arasında İslam’a yer verilmediğini belirten Yemni, toplantıdan sonra katılımcılarla konuştuğunu ve bunu kendilerine hatırlattığını kaydetti. Yemni, o günden sonra Mevlana’nın fikirlerinden hareketle ‘Konya Kriterleri’ adlı bir tartışmaya öncüllük ettiğini ileri sürdü.

DSC_2715

Bütün dinlerin barış içinde, bir arada yaşamayı ve insanların huzurlu bir hayat sürmelerini amaçladığını belirten Prof. Mehmet Akşit, bunun için de yedi basamaklı bir reçete olduğunu söyledi. Akşit’e göre ilk basamak insanın kendisini tanıması. İkinci basamak ise ne istediğini
ve istemediğini bilmek. Altın basamak olarak adlandırdığı üçüncü adımın da kendimiz için istemediğimizi başkası için de istememek olduğunu belirten Prof. Akşit, dördüncü adımı da orta yolu seçme şeklinde adlandırdı. Prof. Akşit, sonraki adımları da şefkat ve affedici olma şeklinde tanımladı. Bu basamakları takip eden herkesin Mevlana’nın gösterdiği yola çıkacağını kaydeden Akşit, bu yolunsa toplum içindeki sorunları çözüp beraberce barış içinde yaşamaya aracılık edeceğini ifade etti. 

Mevlana Celaleddin Rumi’nin asırlar önce dile getirdiği öğütler ve felsefesinden günümüz insanının alacak çok dersler olduğunu anlatan Doç. Dr. Bülent Şenay da Rumi’nin sadece bir toplum veya kültüre ait olmadığını, evrensel olduğunu dile getirdi. “Evrensel olduğu için  öğretileri geniş bir coğrafyada tartışılıyor.” diyen Şenay, dünyanın dört bir yanında  Mevlana’nın felsefesine olan ilgiden bahsetti. Mevleviliğin bir din olmadığını; İslam’ı anlattığını söyleyen Doç. Şenay, “Bu sevgi dilinden alınacak çok mesaj var.” diye konuştu. Bu sevgi dilinin ‘multikültürelliğe’ değil ‘interkültürelliğe’ işaret ettiğini ileri süren Şenay, iki kavram arasındaki farkı şöyle açıkladı: “Multikültürellikte herkes kendi yerleşim yerinde, kendisiyle meşgul, ama interkültürellikte ise herkes bir şekilde birbiriyle iletişim halinde. Aralarında bir bağ ve empati var. Mevlana’nın birlikte yaşama felsefesi bunu öngörüyor.”

DSC_2707

Doç. Şenay, ayrıca Avrupa genelinde başta fakirlik olmak üzere artan sosyal sorunların çözüm yolunun da hümanizm odaklı Mevlana’nın felsefesinde gizli olduğunu ifade etti.

Uluslararası yardım kuruluşu Cordaid görevlisi Ronald Lucardie ise bilimsel açıdan ilgisini çektiği
için Mevlana’yı araştırdığını ve Mevlana’nın felsefesinin Avrupa için büyük bir armağan olacağını söyledi. İslam’ın Avrupa’ya katkısını görmezden gelen, İslamsız bir Avrupa fikrini ileri sürenlere karşı olduğunu da belirten Lucardie, İslamsız bir Avrupa’nın eksik olacağını kaydetti. Hollanda’daki sorunların en önemli sebebinin geçmişte sahip olunup da şimdi unutulan değerler olduğunu ileri süren Lucardie, kaybedilen bu değerlerin Mevlana felsefesinde yer aldığını sözlerine ekledi.

© SONHABER 

 
Anahtar Kelimeler
banner247

Yorum Gönder

@name x