BASIN BİLDİRİSİ: Dedikoduyla dalga geçme rehberi: “El âlem ne der?”

09 Mart 2010 Salı 09:22

Dilek Dündar ilk kitabında, bireyi kısıtlayan sosyal fenomenle eğlenmenizi sağlıyor…“El âlem...

BASIN BİLDİRİSİ: Dedikoduyla dalga geçme rehberi: 'El âlem ne der?”
haberler_kolajDilek Dündar ilk kitabında, bireyi kısıtlayan sosyal fenomenle eğlenmenizi sağlıyor…

“El âlem ne der?” doğum ve ölüm dahil, tüm yaşantısı boyunca hakkında neler konuşulabileceğini öğrenmek ve öğrendikten sonrada bunlara gülüp geçebilmek isteyenler için, örneği olmayan sıra dışı bir başvuru kaynağı… Dilek Dündar kitabında, karşılaşılabilecek veya değiştirilmek istenen her durum karşısında, el âlem grubunun olası duygu, düşünce, yorum ve kararlarına, konu başlıkları altında seçenekli olarak yer veriyor. Amaç, okurun kendisine uygun yorumları seçip, hakkında yapılabilecek dedikodular ile dalga geçip eğlenebilmesini sağlamak.

Toplumsal önyargılara farklı bir pencereden yaklaşan kitap, 82 maddeden oluşan “doğdum; el âlem ne der?” bölümüyle başlıyor. Askerlikten aşka, ergenlikten evliliğe yaşamın tüm dönemeçlerini, farklı başlıklar altında ele alan kitapta, her bölüm altında sıralanan olası dedikodu içerikleri, tek tek numaralandırılıyor. Böylece, herkesin kendine uyan durumu numarasıyla hatırlaması sağlanarak, okurun kitabı bir yaşam rehberi olarak kullanımı kolaylaştırılıyor. Aynı zamanda, kitabı okuyan kişilerin, kendi durumlarını birbirleriyle paylaşmaları da pratik hale getiriliyor.

Kitabın giriş bölümünde “Birçoğumuz küçük yaştan itibaren; ‘Aman dikkat et etrafına! Bak! Sakın bize laf söz getirtme, ele güne rezil olmayalım, el âlem duymasın, sonra bizim hakkımızda ne der, ne düşünürler?’ diye konuşulan bir ortamda büyümüştür.” Saptaması yapan yazar, etrafın sözlerine ve değerlendirmelerine olan duyarlılıktan yaşamın hiçbir döneminde kurtulabilmenin pek mümkün olmadığının altını çiziyor. Okura, ünlü bir Nasreddin Hoca fıkrası ile “herkesi memnun edemezsiniz” mesajı veren Dilek Dündar, kitabın sonunda yer alan “Canlandırmalar” bölümünde ise el âlem’in özel yaşamın ne kadar içine girebildiğini ortaya koyan örnek diyaloglara yer veriyor.

kapak

Dilek Dündar diyor ki; Türkiye'de yaşayan ve çoğu insanın hayatını derinden etkileyen bu anlamsız kaygının gündeme farklı bir biçimde getirilmesi için uğraşıyorum. Ben bu olaya sosyal sorumluluk projesi olarak bakıyorum. Anlaşılmayı da beklemiyorum ama elimden gelenin en iyisini yapmam gerektiğini düşünüyorum.

sabah_haber

Haber değeri var mı diye soracak olursanız? Aslında haber olan çoğu olayın altında yatan gerçek sebep bu kaygı. Töre cinayetleri, anne baba kesme, uyuşturucu, aldatmalar, mutsuz evlilikler, mutsuz çocuklar vs... Eğitim düzeyi ve toplumdaki yeri ne olursa olsun bu ülkede yaşayan çoğu insanın hayatını derinden etkileyen anlamsız garip bir olay. Kişisel gelişim seminerleri, diğer eğitimler, psikologlar, psikiyatristler buna çözüm değil. Bence çözüm, bu olaya farklı bir bakış açısı getirmekte. Amacım; bu anlamsız kaygıyı eğlenceye dönüştürmek ve insanların eline bununla ilgili başvurabilecekleri bir kaynak sunmak. Bize büyüklerimiz tarafından dürüst insan olmamız öğütleniyor ama bir yandan da el âleme çaktırmadan istediğini yap diyorlar. Onu yapabilmemin tek yolu da yalana dolana başvurmaktan geçiyor. Herkes sahte hayatlar yaşıyor.  Birbirlerine rol yapmak zorunda kalıyor. El âlemin söyleme ihtimali olan birkaç söz yüzünden insanlar yaşamaları gereken hayatı bir kenara bırakıyor ve başkalarına göre yaşamaya çalışıyor. Ne kadar çalışsalar da yine de mutlu olamıyorlar. Olmaları da imkansız zaten. Kime göre hayatını kuracaksın, birinin beğendiğini bir diğeri beğenmiyor. Bu dünyada kaç kişi yaşıyorsa o kadar farklı beyin ve algılama kapasitesi var.

Acaba el âlemin söyleyeceği birkaç söz insan hayatından daha mı önemli?

© SONHABER 
Anahtar Kelimeler
banner247

Yorum Gönder

@name x