Biz manyaklar!

18 Kasım 2011 Cuma 09:36

Zülfü LİVANELİ

Biz manyaklar!

Zülfü LİVANELİ

 

Geçenlerde arabanın içinde bir arkadaşımı bekliyordum. Evlerin arasında ağaçlık bir alan ve bir arsa vardı. 5-7 yaş arası gibi görünen çocuklar neşe içinde bir oyun tutturmuşlardı. Önce onlara mutlulukla baktım.

Sonra fark ettim ki oynadıkları oyun çok vahşice. Küçük bir ağacın yanına birikmişler, ağacı taşlıyorlar. Amaçları meyve düşürmek falan değil. Köpekten kaçan, canını kurtarmak için ağaca çıkmış bir küçük kediyi, taşlayarak düşürmek istiyorlar. Yanlarındaki köpek, dili dışarda, heyecanla yukarıya bakıyor ve kediyi bir an önce parçalamak için sabırsızlanıyor. Çocuklar da sabırsız. Bodur ağaca birbiri ardına taş fırlatıyor, kedinin bir an önce düşmesini ve köpeğin sivri dişleri arasında parçalanmasını izlemek istiyorlar.

Ağacın dalları ince ve zayıf. Zavallı kedi o daldan bu dala atlıyor, düştü düşecek. Bu durum köpeği ve kan görmek isteyen çocukları daha da heyecanlandırıyor.

Fazıl Hüsnü’nün “Çocuklar Korkunç Allah’ım” dizesi aklıma geliyor birden. Ve Mişima’nın, çocukların işlediği bir cinayeti anlattığı “Denizini Yitirmiş Denizci” romanı.

Artık dayanamıyor ve “Yapmayın çocuklar!” diye bağırıyorum. “O kedinin de canı var. Kendinizi onun yerine koyun. Biri sizi parçalasa hoşunuza gider mi? Bakın zavallıcık nasıl korkuyor. Yapmayın!”

Çocuklar bu yabancıya kısa bir süre bakıyor, sonra hiç aldırmadan vahşi avlarına devam ediyorlar.

Anahtar Kelimeler
banner247

Yorum Gönder

@name x