Gülümseyerek bünyemde oluşturduğu insanca, huzurla: Merhaba!

16 Şubat 2010 Salı 13:48

GÜLÜMSEYEREK BÜNYEMDE OLUŞTURDUĞU İNSANCA

Gülümseyerek bünyemde oluşturduğu insanca, huzurla: Merhaba!
GÜLÜMSEYEREK BÜNYEMDE OLUŞTURDUĞU İNSANCA         HUZURLA; MERHABA!..                 

Hülya Kurt

Yaşadığımız haber dolu günlerin arasında bir nefeslik rahatlama hepimiz için şart aslında... Bu koşturmaca, ölünceye kadar da sanıyorum devam edecek. Ancak bu hızlı hayat akışı içinde, bu yüksek tempo içinde etrafta olup biteni görebilmek de oldukça zor. Hayatın gerçeklerinin farkına varabilmek için, biraz olsun durup soluklanarak etrafa göz atabilmek için, yaşadığımızı, insan olduğumuzu hissedebilmek için, arada sırada bir duraklama yapmak gerekiyor.

Dörtlüleri yakmak ya da sağa park edip hayatın kendisini görebilmek gerekiyor.

Bu duraklamalarda'da ben sizlerle beraber olmanın gururu ve onurunu yaşıyorum..

Yarınlarımıza gönül doldurmak ve sevinçlerimizi paylaşmak dileğiyle yazmaya merhaba !

Sarsılan beyinlere şifa aşılamak, baygın yüreklere ilaç olmak, hafakanlı ruhları aydınlatmak, sağlıklı bir yaşama sahip olmak ve mutlu bir nefes almak için

Orhan Veli’nin dediği gibi dağa, taşa, kuşlara kısacası her şeye, herkese merhaba diyelim:

Merhaba hayat, merhaba insanlık, merhaba okumaya muhtaçlık, merhaba bilgilenmek Merhabaya merhaba !

14 ŞUBAT (?)

Sevgililer günü hakkında değişik yorum ve tanımlamaların yapıldığı bu günle ilgili bir görüş bakın şöyle :

St,Valentine Aşıklar Günü,İsa’dan önce 4.yuzyıl Roması’nda kutlanan,Çobanların Tanrısı “Faurus Lupercus” şenliğine,başka bir deyişle “Kurt Bayramı’na salıyor köklerini.
Her 15 Şubatta genç Romalılar,içinde Tanrı Kurt’un yaşadığı varsayılan bir mağaranın önünde toplanıyorlar.
Ortada bir küp duruyor,içinde kız adları yazılı minik levhalar,Bir lotarya bu, delikanlılardan yalnızca biri, belki de o savaş yılının en kahraman olanı,yüreği çarparak rastgele bir kızın adını çekiyor.
Bu yöntemle kurulan özel çift, ertesi yılki 15 Şubat çekilişine dek, akıllarından geçen her cinsel fanteziyi yaşamak ve uygulamakla serbest bırakılıyor,toplamın onayı alınmış olunuyor,yani yasal olarak özgür kılınıyordu.
Romalı gençler,500’lü yıllara değin,bu 2000 yıllık geleneği AŞK VE ŞEVK ile sürdürdüler,
Ama Çoban Tanrısı “Faunus Lupercus “ şenliği dini bütün Hristiyanların canına tak etmişti.
Roma Kilisesi sorumluları aradı ve din şehidini bu konuya kurban seçti. Roma İmparatoru 11.Claudius döneminde yaşanmış papaz Valentin bu duruma en uygun aday seçilmişti.
İmparator Cladius Gothicus’un gazabından  Hristiyanları kurtarış,ama kendisini feda etmiş ve bu papazın kafasını kesmiş.
Aradan uzun bir zaman geçtikten sonra Vatikan,Valentin’e  “Aziz “ ünvanı vermiş.
Roma kapılarının biri de zamanla onun adıyla anılır olmuş,Bürokrasiye meraklı Roma İmparatorluğu,Aziz Valentinin ölüm gününü de tarihe kaydetmiş.14 Şubat 273. 15 Şubat tarihi de “ Kurt Bayramı “na rastlıyor.Valentin’in ölümüyle bu festival arasında bir bağ kurulup,dini bir kisve giydirilerek bu gün kutlanmaya devam edilmiş.
Valentin’in ölüm günü,böylece SEVGİLİLER GÜNÜ olmuş!..


SEVGİ,  SEVGİLİ,  SEVGİLİLER,  SEVGİ,  SEVGİSİZ                                                      SEVGİLİSİZLER..               

Yedikule’de şarkılar söylediğim sevgilim… Ve sevmeye benzemez, söze anlam katmak… Sığ dehlizlerinde alabora olmaya işbu yazının girdabında… Kör olsun sokak lambaları, akşam babaları, yol üstü meyhaneleri… Ve dudaklarımdan dökülen müzmin şiirlerim, satırlarım… Islak sayfalarım adının gülkurusu renginde… Başına A sonuna K yazmak değildir bu deli gönlümün hikâyesi… Bir Ş harfine kördüğüm türküler söylemek değildir… Ezber etmek değildir karşı sahili gurbet diye… Sevmek işte… Ne bileyim… Yorumsuz kalmaktır…BELKİDE…!!!!

Sevgilim… Bugün 14 Şubat… Bir kez daha anladım ki; “Ne senden gittiğim ayrılık, ne kalmışlığım vuslat yanıbaşında…” Bir de olur ya! Dilim tutulur bakarsın, söyleyemem… Ne belli, yazacak mecalim kalmaz. Belki de ölürüm… Yani aslında, sana söylemek istediğim bir şey daha var...
BEN,
BENNN;
“BENNN SENİ SEVİYORUM…”

SEVGİNİN REÇETESİ :

Bir miktar benlik...
Bir miktar değer...
Bir miktar sevgi...
Bir miktar gülümseme...
Bir miktarda " MERHABA "

Karıştırın ve ruhunuza bütün benliğinize iyice sürün, yarım saat gözlerinizi yumun ve hayatınızdaki en güzel anınızı düşünün...
Kalktığınızda yeni bir siz olarak yaşama " MERHABA " deyin.

Anahtar Kelimeler
banner247

Yorum Gönder

@name x