Hollanda seçimlerinde en büyük zafer Türkler’in.

09 Mart 2010 Salı 21:18

Listeleri delen 200’ü aşkın Türk ırkçıları üzdü.

Hollanda seçimlerinde en büyük zafer Türkler'in.
ilhan-karacayListeleri delen 200’ü aşkın Türk ırkçıları üzdü.
 
* Pek çok belediyede birden fazla Türk meclislere girdi. Bazı Türkler Başkan Yardımcısı, bazı Türkler de encümen üyesi oluyor.
 
* Hollandalılar’ın  katılım oranı yüzde 53 iken, Türkler’de katılım oranının yüzde 80’i aşması, entegrasyon zırvasına iyi bir  tokat oldu.

Haber / analiz: İlhan KARAÇAY

AMSTERDAM,- Hollanda’da yapılan yerel seçimlerde 465 adayımızdan  200’ü aşkın bir bölümünün seçilmiş olması, ülkedeki ırkçıları çileden çıkardı.Seçimlere Hollandalıar’ın katılım oranı yüzde 53,7 iken, Türkler’de katılım oranının yüzde 80’i aşması, entegrasyon zırvasına da iyi bir cevap oldu.
Gerek listelerdeki seçilebilir konumlarından ve gerekse listeleri delip tercihli oylarla seçilen Türkler’in aldıkları oylara bakıldığı zaman, Türk seçmenlerin katılım oranının yüde 80’i aştığı rahatça belli oluyor. Bu sonuç, Türkler’in ve diğer yabancıların, Hollanda’ya ilgi duymadıkları gibi, seçimlere de ilgi duymadıklarını öne süren ırkçılara karşı büyük bir tokat oldu. Zira, ülkede yaşayan yarım milyona yakın Türk’ün, seçme ve seçilme hakkı olan 240 bininin yüzde 80’ni, yani 200 bine yakın Türk sandıklara koşmuştu.

Pek çok belediyede birden fazla Türk meclislere girdi. Bazı Türkler Başkan Yardımcısı, bazı Türkler de encümen üyesi oluyor. Bazı bölgelerde meclise giren Türkler’in sayısının çok oluşu, ırkçılardan tepki görürken, siyasi partilerin de bu durumdan hoşnut olmadıkları meydana çıktı. Örneğin Helmond ve Enschede kentlerinde tercihli oylarla listeleri delen Türkler, aynı partinin listesinde 3,4 ve 5’inci sırada yer alan favori adaylarının yerlerini aldılar. Gariptir ki, bu duruma Türkler’in kendi partileri bile
Tepki gösterdiler.

Genel durum:

6 milyon 423 bin 309 seçmenin sandık başına gittiği Hollanda’da,  İslamiyet’i ve Müslümanları hedef alan söylemleriyle tanınan aşırı sağcı Geert Wilders’in partisi Özgrlük Partisi PVV, seçime girdiği Almere kentinde birinci, Lahey’de ise ikinci oldu. PVV Almere’de 9 sandalye çıkarırken, İşçi Partisi PvdA 8 sandalye  ile ikinci sırada yer aldı. Lahey’de ise İşçi Partisi 10 temsilci ile sandıktan birinci parti olarak çıktı. Lahey’de aşırı sağcı PVV ise 8 sandalye ile ikinci parti oldu.

Hıristiyan Demokratlar Birliği CDA ile İşçi Partisi seçimlerin en çok kaybedeni oldular. Türk asıllı Fatma Koşer Kaya’nı milletvekili olduğu Demokrat 66 Partisi seçimden kârlı çıkanlardan. Daha önce belediye meclislerinde 100 sandalyesi bile olmayan D’66, son seçimlerde 500’e yakın sandalye kazandı.

Belediye Meclisleri’ne giren Türkler:

Hollanda’da yapılan yerel seçimlerde gazetemiz baskıya verilene kadar alınan resmi sonuçlara göre, belediye meclislerine giren Türkler’in isimleri şöyle:

Ertan Işık (Eindhoven-PvdA), Abdurrahman Cetintaş (Arnhem SP), Ali Özyürek (Arnhem CDA), Coskun Turgut (Enschede), Yusuf Kaplan (PvdA-Bergen op Zoom), Nazan Kırkağaç (PvdA-Almelo), Uğur Çete (Lijst12-Almelo), Çetin Yıldırım (PvdA-Deventer),  Gülhan Akdemir (PvdA-Alphen a/d Rijn), Mustafa Özcan (GL-Amersfoort), Emre Ünver (PvdA-Amsterdam), Ahu Şahin (D66-Amsterdam), Ahmet Alkaş (D66-Apeldoorn), Talip Aydemir (PvdA-Arnhem), Abdurrahman Çetintaş (SP-Arnhem), Ali Keleş (GL-Barendrecht), Haydar Erol (GL-Beverwijk), Yasin Torunoğlu (PvdA-Eindhoven), Ayfer Koç (CDA-Enschede), Faruk Uçar (VVD-Enschede), Hatice Can Engin (PvdA-Gilze Rijen), Ali Koçak (PvdA-Gorinchem), Sibel Özoğul Özen (SP-Haarlem), İbrahim Karayavuz (PvdA-Harderwijk), Tacettin Şahin (VVD-Harderwijk), Akif Özer (PvdA-Heemskerk), Seyit Yeyden (PvdA-Helmond), Birol Akkuş (PvdA-Hengelo), Derya Zenginoğlu (Burger Blangen-Hengelo),  Bayram Gezer (PvdA-Beverwijk), Birol Kat (VVD-Beverwijk), Erkal Üçerler (CDA-Breda), Selçuk Akıncı (GL-Breda), Hasan Sarıtaş (PvdA-Capelle a/d İjssel), Mehmet Şahintürk (CDA-Cuijk), Fatih Oduncu (GL-Deflft), Mahmut Kaptan (CDA-Delfzijl), Ufuk Kahya (GL-Den Bosch), Mahmut Yazıcı (CDA-Deventer), Sevda Bali (GL-Doetinchem), Ercan Koçyiğit (PvdA-Doetinchem), Ali Türkyılmaz (Volks Partij-Dongen), Ahmet Karapınar (GL-Dordrecht), Osman Soy (Beter voor Dordt-Dordrecht), Aydın Gündoğdu (Beter voor Dordt-Dordrecht), Sultan Günal (PvdA-Uden), Nevin Akasoy (Hart voor Veghel-Veghel), Dilek Odabaşı Şeker (Groenlinksaf-Waalwijk), Songül Mutluer (PvdA-Zaandam), Hüsnü Polat (PvdA-Zaandam), Sevinç Kük (GL-Zaandam), Huri Şahin (GL-Zoetermeer), Ahmet Savaş (Algemeen Belang Zwijndrecht-Zwijndrecht), Cemal Yıldırım (Swollwacht-Zwolle). Mustafa Çelik (GL/PE-Ede), Raşit Görgülü (PvdA-Ede), Hamit Göğen (PvdA-Hof van Twente), Ramazan Çığ (GL-Hoogezand), Hüseyin Sucu (PvdA-Hoogezand), Dilek Bilgen Küçükşantürk (PvdA-Hoorn), Mustafa Okçuoğlu (PvdA-Lahey), Dilaver Delikaya (İslam Democraten-Lahey), Ali Keskin (L2000-Leerdam), Zeynel Tosun (PvdA-Leerdam), Zaim Dağdelen (PvdA-Lochem), Ramazan Ekici (PvdA-Maastricht), Fatih Özdere (PvdA-Nieuw Lekkerland), İlknur Aksakal (GL-Nijmegen), Turgay Tankır (PvdA-Nijmegen), Şenay Akdemir (SP-Nijmegen), Murat Yıldırım (WG-Oldenzaal), Mehmet Tekinerdoğan (CDA-Oude/İjsselstreek), Gülden Siner Sır (Lokaal Belang-Oude/İjsselstreek), Coşkun Yılmaz (PvdA-Rijswijk), Selçuk Öztürk (PvdA-Roermond), Ali Bayraktar (PvdA-Roermond), Hamit Karakuş (PvdA-Rotterdam), Nihat Ulusoy (CDA-Schiedam), Necla Yerlikaya (PvdA-Schiedam), Osman Suna (PvdA-Soest), Muhammed Başkaya (PvdA-Soest), Nazlı Atmaç Yiğit (PvdA-Terneuzen), Neşe Budak (PvdA-Tiel), Orkun Baytemir (PvdA-Tilburg), Nevin Özütok (GL-Amsterdam Oost), Burhan Çarlak (CDA-Hengelo), İlhan Çetinkaya (D66-Hengelo), Ali Oflazoğlu (Pro Hengelo-Hengelo), Atıf Yar (PvdA-Alkmaar), Ömer Duman (D66-Bergen Op Zoom), Bülent Işık (PvdA-Utrecht), Selma Baş (D66-Utrecht), İmran Dikmen (CDA-Almelo),   Aydın Akkaya (PvdA- Bergen Op Zoom), Şahin Ergeç (PvdA- Bergen Op Zoom), Ertan Işık (PvdA-Eindhoven), Coşkun Turgut (PvdA-Enschede), Kenan Boz (PvdA-Enschede), İbrahim Elmacı (CDA-Gorinchem), İlhan Tekir (GL-Gorinchem), Vahit Köroğlu (D66-Leiden), Türkay Yücel (PvdA-Maassluis), Tekin Ateş (PvdA-Maassluis), Mehmet Kavşıtlı (PvdA Middelburg), Şenol Kabakçı (VVD-Roermond),  Yunus Alışkan (Pro Tiel-Tiel), Esma Özünal (GL-Tiel), Faruk Aslankurt (CDA-Roermond), Necati Kaygısız (PvdA-Helmond), Nevin Dikici (PvdA-Arnhem), Ali Özyürek (CDA-Arnhem), Güliz Tomruk (GL-Deventer), Orhan Arslan (GL-Deventer), Şahin Seme (CDA-Dordreht), İbrahim Eski (PvdA-Dordrecht), Harun Karaşahin (VVD-Dordrecht), Serkan Özkan (PvdA-Emmen), Mustafa Aygün (CDA-Roosendaal), Sezai Güneş (CDA-Roosendaal),  Levent Helelespe (Fractie Tonnaer-Hoorn), Nilay Külci (PvdA-Renkum), Tunahan Kuzu (PvdA Rotterdam), Zeki Baran (Pvda-Rotterdam), Muzaffer Çetin (CDA-Rotterdam) Yunus Dumlupınar (PvdA-Rotterdam Overschie), Salih Türker (Amsterdam Oost), Orhan Kayar (PvdA-West), Hüseyin Kılınç (PvdA-Nieuw West), Süreyya Gök (PvdA-Nieuw West), Avni Tuncay Sevincer (D66-Nieuw West), (PvdA-Nieuw West), Avni Turgut (GL-Nieuw West), Tuncay Sevincer (D66-Nieuw West), Emel Can (GL-West), Cihan Uğural (GL-Noord). Erdoğan Tuzkapan (PvdA-Noord), Burhan Koçak (GL-Delfshaven), Zeki Baran (PvdA-Feijenoord), Mustafa Çakır (PvdA-Feijenoord), Haşim Kılınç (GL-Centrum), Alaattin Erdal (CDA-Charlois), Canan Pusat (PvdA-Charlois), Suat Özdemir (PvdA-Charlois), Deniz Çatıkkaş (PvdA-Feijenoord), Serdar Çiçek (PvdA-Feijenoord), Hasan Eker (PvdA-Charlois), Ali İhsan Ünal (CDA Delfshaven), Fikri Demirtaş (PvdA-Delfshaven), Ertuğrul Gültekin (PvdA-Feijenoord), Turan Yazır (CDA-Feijenoord), Nurten Karışlı (PvdA-İjsselmonde), Necat Kaya (PvdA-İjsselmonde), Oktay Ünlü (PvdA-Kralingen/Crooswijk).

İlhan KARAÇAY yazdı…

Hollanda’dan potpuri
 
Değerli okurlarım,
Başlığa bakıp şaşırmayın lütfen. Size sevilen müzık parçalarından bir demet sunmak isterdim ama, maalesef  son haftalarda gündemde olan konulardan bir demet yazı sunacağım.Bir yıl öncesine kadar her hafta yazıyordum. Bir yıldır ayda bir yazıyorum. Bu durum beni çok zorluyor. Yazılacak konu o kadar çok ki, haftalıktan aylığa geçmek ile sıkıntı çekmeye başladım.
Bu nedenle bu gün sizlere yazılı bir potpuri sunacağım.

Seçimler

Gazetemizin manşetinde, 14 ve 15’inci sayfalarda göreceğiniz gibi, 3 martta yapılan Hollanda yerel seçimlerine çok geniş yer verdik. Seçim haberlerini gerek Hollanda medyası ve gerekse Türk medyası klasik bir şekilde ele aldı. Wilders’in partisi PVV’nin kazandığı,  İşi Partisi PvdA, Hıristiyan Demokratlar Birliği CDA ve Sosyalist Parti SP’nin kaybettikleri vurgulandı. Diğer partilerin de ne kadar kazanıp, ne kadar kaybettikleri rakamlarla anlatıldı. Wilders’in yükselişinin tehlikeleri dile getirildi.

Biz, seçim sonuçlarına başka bir gözlükle baktık. Gördülerimiz bizi çok sevindirdi. Seçim öncesinde, siyasi partilerin Türkler’i dışladıkları dile getirilmişti. Kısmen de öyleydi. Ama şimdi seçim sonuçlarına baktığımız zaman, Türkler’in yığınlar halinde büyük bir zafer kazanmış olduklarını gördük. İşte bu nedenle manşetimizin başlığına,“Hollanda seçimlerinde en büyük zafer Türkler’in. Listeleri delen 200’ü aşkın Türk ırkçıları üzdü.” dedik. Ara başlığa da, “Pek çok belediyede birden fazla Türk meclislere girdi. Bazı Türkler Başkan Yardımcısı, bazı Türkler de encümen üyesi oluyor. Hollandalılar’ın  katılım oranı yüzde 53 iken, Türkler’de katılım oranının yüzde 80’i aşması, entegrasyon zırvasına iyi bir  tokat oldu.” sözlerini koyduk. Böylece de seçimlerin en sağlıklı ve çarpıcı haberini yayınlamış olduk.

Çirkin De Telegraaf

Hollanda’nın en çok tirajlı gazetesi- dikkat ederseniz artık ‘büyük’ demiyorm- De Telegraaf, geçen sayımızda belirttiğimiz çirkinlikleri, seçim öncesinde de sürdürdü. Türk adayların Türkçe afiş dağıtmalarını abartılı bir şekilde yayınlayan bu gazete, siyasi partileri korkuttu. Siyasi partiler de Türkçe afişleri hemen toplattı. “Hollanda’da Hollandaca propaganda yapılır” diye yaygara koparanlardan biri de VVD Partisi idi. Kaldı ki aynı VVD, bir web sitesine İngilizce ilan bile koymuştu. Demek ki, VVD’ye göre İngilizce yabancı bir dil değildi. Başta De Telegraaf olmak üzere siyasi partiler bu konuda çifte standart uygulayarak daha da çirkinleştiler. Dileriz ki, özellikle siyasi partiler, kışkırtıcı medyanın dümen suyunda gitmezler. Rita Verdonk’un son zırvası gibi, seçilmiş olan Türkler’e “Ermeni soykırımını tanıyor musunuz?” diye bir zorlamayı da gündeme geçmişteki gibi getirmezler.

Bizim seçtiklerimiz
 
Yerel seçimlerden sonra belediye meclislerine giren 200’ü aşkın Türk ve Türk asllı üyelere bir tavsiyemiz olacak. Yurttaşlarımız, seçtiklerinin ilgisizliğinden şikâyet ediyorlar. Seçimlerden önce Amsterdam’da düzenlenen bir toplantı, Avrupa’da yayın yapan TR1 (dikkat TRT1 değil) Televizyonu bu toplantıyı canlı olarak yayınladı. Oturumu televizyon sunucusu Zeki Şahin ile bizim Veyis Güngör yönettiler. Canlı yayındaki en büyük şikâyet, seçilmiş Türkler’den ilgi görememek idi. Yurttaşlarımız yaşadıkları çeşitli örnekleri dile getirdiler ve bundan sonra seçilecek olanlardan ilgi beklediklerini söylediler. Yurttaşlarıızın bu görüşlerine yürekten katıldığımı belirtmek isterim. Zaten ben daha önce de bu konuda bazı seçilmişleri eleştirmiştim. Yalnız, bir seçilmişin hakkını yememek lazım.  D’66 Partisi milletvekili Fatma Koşer Kaya, bazıları gibi, “Ben Türkler’in değil, Hollandalıar’ın milletvekiliyim” demedi ve Türkler için çeşitli çalşmalar yaptı. Azınlıkların ve özellikle kadınlarımızin haklarını savunan sorular ve önergeler sundu.

İşte, şimdi seçilen kardeşlerimize tavsiyemiz, yukarıda yazılanlara dikkat etmeleridir.Daha önceleri de defalarca yazmıştım. Hiç kimse, “Dağları ben yarattım” gibisinden böbürlenmemelidir. Buradaki Türkler olmasaydı, ben de burada gazeteci olarak kalamazdım. Bugün elde edilenlerin hepsini yurttaşlarmıza borçluyuz. Buradaki Tükler olmasaydı, marketçi, berber, seyahatçı, emlakçı ve gazeteci Türk olamayacağı gibi, seçlmiş Türk de olmayacaktı. Bu nedenle, buradaki yurttaşlarımızın kıymetini bilmeliyiz ve minnetar olmalıyız.
 
Turizm

Geçen sayımızda, Utrecht’te acıan Turizm Fuarı’nda yaşanan skandalı dile getirmiştik. Ankara’dan Fuar’a gönderilen Tanıtma Genel Müdü Yardımcısı İbrahim Yazar’ın yaptığı densizliği dile getirmiş ve çok şiddetli bir şekilde eleştirmiştim. En sonda da şöyle yazmıştım:
“Bu müdür bozuntusunun Fuar’da yarattığı skandal, Fuar’ı ziyarete gelen eski Bakanlarımızdan Kürşat Tüzmen’e şifahen anlatıldı ve yazılı bir dosya verildi.Şimdi gözlerimiz Kürşat Tüzmen’de. Bakalım bu müdür bozuntusunun AKP’deki torpili mi güçlü çıkacak, yoksa sağduyu mu…?”

Bu yayınımızdan sonra bize bir mesaj geldi. Hollanda’da yıllarca diplomatlık yapmış bir dost şöyle yazıyordu.:”İlhan’cığım, ellerine sağlık, çok kızmışsın ama çok da güzel yazmışsın. Turizm Fuarı, Hollanda'da yeni yılın ilk etkinliğidir. Ayrıca, Türkiye petrolü, doğal gazı olan bir ülke de değildir. Türkiye'nin geliri, ihracat ve turizmdir. Başka bir önemli dış gelir kaynağı  yoktur. Bu tür fuarlara Turizm Bakanlığı yetkililerinin en üst düzeyde katılması, her şeyden önce Hollandalla’ra verilecek mesaj olacağı için çok önemlidir. Yani Bakanlığın üst düzeyde temsil edilmesi Hollanda'ya Sembolik olarak 'Size çok önem veriyoruz, sizin bizim nezdimizde çok büyük saygınlığınız var' anlamına gelir. Düşük düzeyde temsil ise, 'Sizin ülkenizin nezdimizde itibarı bu kadar' şeklinde algılanır. Seneler önce bu fuarların hazırlıkları fuardan hemen sonra, fuarın değerlendirilmesi, yapılan hatalar, düzeltilmesi gereken noktaların saptanması ile şubat ayında   başlardı. Haziran ayından itibaren de Büyükelçilikte yapılan haftalık koordinasyon toplantılarında, o dönemde Büyükelçilik yapan Baki bey olsun, Aydan bey olsun, Bilgin bey olsun, Tacan bey olsun, Turizm Müşaviri'nden her hafta çalışmalar, Turizm Bakanlığ'nın hangi düzeyde temsil edileceği, standlar, Türk tur operatörlerí ile yapılan görüşmeler, operatörlerin görüşleri konularında rapor alir, gerekirse müdahale eder, olay kendilerini aşıyor ise Ankara'ya yazar, olayın öneminin altını çizer ve Ankara'daki Siyasi Karar Alma Mekanizmasını etkilemeye ve harekete geçirmeye çalışılırdı. Çünkü, Hollanda turizm açısından bizim icçn çok önemli bir ülkedir. Üstelik Hollandali turist, belki şimdi birinci sıralarda gezen Rus turistten, Arap veya İsrailli ya da İranlı turistten farklıdır. Milli Gelir Seviyesi 30 bin dolar olan Hollandalı turist , Milli gelir düzeyi çok daha düşük olan Rus turistten daha fazla para harcar. Tabii buradaki insanımız, burada turizmden ekmek yiyen sektör de cabası. O nedenle, Bakanlığın temsil düzeyini düşük tutması üzücüdür diye düşünüyorum.
Diplomaside bir kural vardır. Bir ülkeye verdiğin önem ölçüsünde temsil düzeyini yükseltirsin. Eğer bir ülkeye önem vermediğini göstermek istiyorsan, fazla saygı duymadığını göstermek istiyorsan temsil düzeyini düşürürsün. Örneğin Sovyetler Afganistan'ı işgal ettiği dönemde biz Büyükelçi'yi çektik ve oraya Maslahatgüzar gönderdik. Bir dönemde aynı şeyi İsrail'e de yaptık. Kudüs'ün Başkent yapılmasını protesto için Büyükelçi'yi çektik ve Maslahatgüzar gönderdik.” 

İlhan KARAÇAY
 






Anahtar Kelimeler
banner247

Yorum Gönder

@name x