Minare yasağına Türkiyeden tepki

30 Aralık 2009 Çarşamba 09:42

Resmi ziyaret için Ürdün'e hareketinden önce konuşan Cumhurbaşkanı Gül, İsviçre'de...

Minare yasağına Türkiyeden tepki

alg_receptayyiperdoganResmi ziyaret için Ürdün'e hareketinden önce konuşan Cumhurbaşkanı Gül, İsviçre'de yapılan ''minare referandumu''nun temel hak ve özgürlüklere aykırı olduğunu belirtti. Gül, konunun ciddiyetle takip edilmesi gerektiğini ifade ederek, ''Batı dünyasında, İslamofobia dediğimiz İslam düşmanlığının nasıl geliştiğini göstermesi açısından dikkat çekici bir unsurdur. İsviçreliler için ayıp olmuştur'' dedi.

Başbakan R.T. Erdoğan
Başbakan Erdoğan, kararın ilkel, çağ dışı ve batılı bir anlayışın tezahürü olduğuna işaret ederek, "Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli." dedi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmasında, İsviçre'de cami minarelerinin referandumla yasaklandığına işaret ederek, şunları ifade etti: "İsviçre'de hafta sonunda yapılan referandumla, maalesef, mabetlerimizdeki Müslümanlara ait minarelerin yapımına yasak getiren bir referandum oldu. Bu durum Avrupa'da yükselen ırkçı ve aşırı milliyetçi dalgaların tezahür etmesi bakımından oldukça manidardır. Daha önce anti-semitizmin bir insanlık suçu olduğunu söyledik. Anti-semitizm ne kadar insanlık suçuysa İslamofobia da o denli insanlık suçudur. Varşova'da bununla ilgili karar çıktı. O günden bugüne ne yazık ki sağlıklı bir gelişmenin Müslümanlar açısından olmadığını, bir zaman İslami terör ifadelerini kullandılar. Onlar yeni yeni gündemden düşmeye başladı. Şimdi de böyle bir dalga esmeye başladı. İnanç özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, bu tür özgürlükler insanın doğuşla birlikte elde ettiği en doğal haklarıdır. Bunlar sonradan verilmez. Bunlar doğuşla birlikte insanın var olan haklarıdır. Dünyadaki bu yeni gelişme maalesef, sizin niçin şu ırktan doğduğunuzu veya şu inançla doğduğunuzu sorgulayacak çağdışı, ilkel bir anlayışın tezahürüdür ve batılı bir anlayışın tezahürüdür. Temenni ediyorum ki başta AB ülkeleri, AİHM, ilgili merciler bu konuda duyarlılıklarını ortaya koyarlar. Hep birlikte duyarlılıklarını ortaya koysunlar ve dünyayı başta Avrupa olmak üzere böyle bir gerilime sevk etmesinler. Medeniyetler İttifakı'nın Eş Başkanı sıfatıyla, bu yanlıştan bir an önce dönülmesinin gereğini hatırlatmak bizim görevimizdir."

"Bu şövenist yaklaşımların ortadan kalkması lazım" diyen Erdoğan, "Dünya bu çağda bunu yaşayamaz, görmekte istemez. İsviçre Adalet Bakanı, gelen uluslararası tepkiler üzerine, 'yasaklamanın Müslümanları değil, kökten İslamcılığı, köktenciliği' hedeflediğini söylüyor. Caminin minaresinin köktencilikle ne alakası var? O da şecaat arz ederken sirkatini söylemiş. Bu yasak, bu ifadeyi kurmak birbiriyle mütenasip iki yanlıştır. Tehlikelidir, kabul edilemez bir değerlendirmedir. İsviçre gibi güya demokrasinin beşiği sayılan, özgürlüklerin rahatça yaşanabildiği bir ülkede, böyle referandum sadece İslam dünyasının değil, medeniyetler çatışması konusunda endişesi olan kesimi de rahatsız etmiştir. Bu tür konular referanduma götürülemez. Yanlış buradadır. Ülkemizde de zaman zaman bunu konuşanlar oluyor. Bu tür konular referanduma götürülmez. Bunlar doğuştan alınan haklardır. Ben cami, havra, sinagogun yüzyıllardır aynı cadde üzerinde varolduğu bir medeniyeti temsil eden bir ülkenin başbakanı ve Medeniyetler İttifakı'nın Eş Başkanı olarak bunu ifade ediyorum. Biz, bu tür mabetleri devletin kasasından restore ederken, bunların bu adımları atmasının anlaşılması mümkün değil." diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

İsviçre'deki ''minare yasağı referandumuna'' ilişkin bir açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bu gelişme, İslam karşıtlığının hangi tehlikeli boyutlara ulaştığını göstermiş ve batılı değerlerin Hristiyanlık'la sınırlı olduğunu ve diğer dinleri dışladığını ortaya koymuştur." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsviçre'deki  minare yasağına ilişkin, “ülkede yaşayan Müslüman toplumun ibadethaneleri konusunu referanduma götürmesi ve bunun minare yasağı ile sonuçlanması, Avrupa'nın insan hakları ve din vicdan özgürlüğü alanındaki siciline kara bir leke olarak geçmiştir. Türkiye'ye her vesileyle insan hakları dersi vermeye yeltenen, 1915 olaylarını 'soykırım' olarak gören, Ermeni yalanlarına sahip çıkarak şerefli tarihimizi karalamaya yeltenen İsviçre, din ve kültür farklılıklarını bir kırılma ve çatışma hattına dönüştüren bu yaklaşımıyla temsilcisi olduğunu iddia ettiği evrensel değerlerden nasibini almadığını acı bir şekilde sergilemiştir. İsviçre hükümetinin bu ayıbı tevil ve izah çabaları beyhudedir. Bu gelişmeyi şiddetle kınıyoruz.'' dedi.

Anahtar Kelimeler
banner247

Yorum Gönder

@name x