Nerde kalmıştık, yazmaya geldim...

14 Ocak 2010 Perşembe 12:49

Her son bir başlangıçtır aslında… Son Haber Gemisi”nin mürettebatı, kaptanı ve yolcuları ile yola çıkışımız...

Nerde kalmıştık, yazmaya geldim...

yavuznufelHer son bir başlangıçtır aslında…

Son Haber Gemisi”nin mürettebatı, kaptanı ve yolcuları ile yola çıkışımız yeni değil aslında…

Siz bakmayın 2010 yılının ilk günlerinde size “Merhaba” dememize…

Ben,  “SON Gemisine”  2000 yılında dahil oldum…

O zamanlar sadece Amiral gemisinden ibaret olan Son FM vardı…

Ardından Son Magazin ile Medya Deryasındaki gemi sayımız iki ye çıkmıştı..

Pupa yelken yol alırken ben gemimizde yolcularımıza şiir proğramları yaptım, zevkle, keyifle, her haftayı sabırsızlıkla bekleyerek...

Onlarca dile çevrilen, asrın felaketi Marmara Depremi’nde( 1999) yazdığım ve 10. yılında klibi çekilerek TRT1’de ve onlarca kanalda yayınlanan Enkaz Altında şiirimi ilk kez Son FM yolcuları ile paylaştım..

O kadar güzel o kadar çok anı var ki hangi birisini yazayım  fakat, zamanı ve yeri geldiğinde elbette yazamam gerekiyorsa yazarım…

Okuyucuları, dinleyicileri, seyircileri ile  Hollanda iç sularında başlayan seferlerimiz daha sonra internetin nimetinden faydalanarak dünyanın farklı  coğrafyalarına kadar ulaştı.

Kaptan malumunuz, Son Fm Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aşıran’dı yine…

Öyle bir an geldiki Kaptan gemileri bir limana demirleyip, gemilerin bir süre kızakta kalacağını söyledi…

Helaleştik, ayrıldık, yolcular başka  gemilerle yolllarına devam ettiler, mürettebat mesleklerini farklı yerlerde icra etti…



Aradan uzun süre geçmişti… SON Fm, nostalji medya muhabbetlerinde yerini tatlı hatıralarla alıyordu…

Geçen zaman içinde hızla ilerleyen teknojiyi takip etmiş olan Kaptan; donanmanın Amiral Gemisini İnternet sularına indirdiğini, seferlerin tek gemi ile internet üzerinden başladığını bildirdi…

Sevindik tebrik etmeye, hayırlı olsun demeye uğradık… Kaptanın ileriye dönük planlarını anlattğı sohbetimizde şu anda okuduğunuz haber portalının da müjdesini vermiş, hedeflerini, dostça, açık yüreklilikle anlatmıştı…

Son Medya’nın odalarını dolaşırken her “Merhaba”mıza cevaben duyduğumuz sesler, 7/8 yıl önce aynı güverteyi, aynı kamaraları, aynı köşkü paylaştığımız dost yüzlü dost gülücüklü arkadaşalarımıza aitti..

Yıllarca görüşmediklerimizle sarıldık, kucaklaştık…

Günahı ile sevabı ile geride bıraktığımız 2009’ un son çeyreğinde Kaptan telefonda bugünün müjdesini verdi…  1/1/2010 tarihinde SON HABER olarak yayındayız abi dedi, var mısın dedi; varım Kaptan dedim…

Amiral gemisi Son Fm yine.. Son Haber ile güçlenen Son Medya Filomuza zamanla Son Tv, Son Ajans katılarak, Medya Deryasında tarafsız habercilik yaparak,  kültürel değerlere sahip çıkarak içinde yaşadığı toplumun değer yargılarına, kanunlarına saygılı, yayın anlayışı ile yoluna devam edecektir…

Fliomuza 1/1/2010 tarihi ile  katılan “Son Haberin” kaptan köşkünde yılların deneyimli ismi, televizyon yapımcılığı başta olmak üzere Hollanda Türk Basın emekçilerinin en eski ve en tecrübeli ismi Ahmet Palaz var…

Sözün bittiği değil başladığı yerdeyim… Kim demiş, “ Söylenmemiş söz yoktur, biz sadece farklı şekilllerde söyleriz” diye…

Söylenmemiş, söylenecek o kadar çok söz varki hayata, insana dair…  Mevlana, “ Konuşsam faydası yok, sussam gönül razı değil” der..

Mevlana’nın affına mağruren: Konuşacağım, yazacağım; faydası olup olmadığını zamanla goreceğim(z)…

Amaç gönüllerimizin  razı olmadığı  konuları en azından irdelemek,

çoğunuzun dilinin ucuna gelip söyleyemediklerinizi haktan hukuktan ayrılmadan söylemek yazmak değil mi…

Politika ile uğraşmam, uğraşamam; politika bana göre değil… Fakat bu sözler  gördüğüm yanlışlarında, hatalarında sözlerini tutmadıklarında  politikacılarla uğraşmayacağım anlamına gelemsin sakın!

Eroinden daha fazla uyuşturan televizyon proğramlarını ve  seyircilerini; sanatçı geçinen toplum asalaklarının gerçek yüzlerini yazmaya geldim…

Kısaca hayata ve insana dair güzel-çirkin, iyi –kötü, namuslu-namussuz, hırlı-hırsız, şerefli -şerefsiz, haklı-haksız ne varsa yazmaya geldim…

Elim, dilim ve kalemim kantar olmadığı içn topuz nedir, ne zaman nerede hangi kelimede, cumle kaçar bilmem…

Kantar da sizsiniz topuz da…

Kantarın topununu kaçırdığım(ız)da beni, bizi uyarmak görevi de sizin…

Merhaba 2010, Merhaba Son Haber, Merhaba dünyanın neresinde Türkçe okuyan, anlayan yazan insan varsa Merhaba: Nerde Kalmıştık Yazmaya Geldim…

Anahtar Kelimeler
banner247

Yorum Gönder

@name x