‘’Her 4 kişiden 3’ü formatlanmalı’’

29 Temmuz 2015 Çarşamba 13:42

Aşk ve görücü usulü evlilikler daha çabuk yıkılıyor. Sebebi ise ...

‘'Her 4 kişiden 3'ü formatlanmalı''
“Biz insanları formatlıyoruz “diyen Ayşe Yazılıtaş ile söyleşimizin ilk bölümü beklediğimizden de fazla ilgi gördü.

Kısa bir hatırlatma yapacak olursak; Ayşe Yazılıtaş, 15 yıldır bu çağın vebası olarak da bilinen başta stres ve depresyon sonucu öncelikle kendilerine daha sonra çevrelerine hayatı çekilmez hale getiren insanlara, bilinen yöntem ve söylemlerden farklı şekilde yardımcı oluyor ve bu kişilerin tekrar sağlıklarına kavuşmasını sağlıyor.

Yazılıtaş, bu bölümde sorularımızı cevaplamadan önce biz onun yardımcısı ve sağ kolu ile olan sohbetimizi de sizlere aktarıyoruz.

Gülsün Yazılıtaş, o da halasının (Ayşe Yazılıtaş) yolunda gitmiş, eğitimini tamamlamış (Psiko- Sosyal danışmanlık) uzmanlık alanı olarak  aynı mesleği seçmiş. Bu senenin başından beri halası ile çalışıyor.

Onu anlatmak için “Oğlan dayıya kız hala çekermiş” sözüne verilecek en iyi örnek, gerek mesleki gerekse misafirperverliği ile halasının kopyası…

Ayşe hanıma başta söylediği “Biz insanları formatlıyoruz” sözünü açmasını isteyerek başlıyor söyleşimiz…



“Her 4 kişiden 3’ü formatlanmalı”

Son Haber: Biz İnsanları formatlıyoruz sözünü açar mısınız?
Ayşe Yazılıtaş:  Temel yetenekler aile içinde öğretilmeli, öğrenilmeli. Maalesef bu her zaman özellikle bizim toplumumuzda pek fazla mümkün değil. Şöyleki bir çocuk kendini keşfetmeden taşıyamayacağı sorumluluk ve görev veriliyor. Evin büyük çocukları, ilk çocukları genelde kardeşlerine annelik, babalık yapıyor. Çünkü bu görev veriliyor. O yüzden kararları kendi anne baba da olmuş olsa bir başkası vermiş oluyor.  Hiç bir çocuk sağlıksız doğmaz, kendini keşfetmesi için fırsat verilmediğinden bu durum ileriki yaşlarda soru/ kiriz olarak karşımıza çıkıyor. İşte biz verilmeyen fırsatları bulup çıkarıyor ve kendini keşfetmesini sağladığımız insanlar için onları formatladık diyoruz.

SH:: Formatlanacak insan çok mu, özellikle Hollandalı Türkler açısından durum nedir?
A.Y: Benim araştırmalarım ve gözlemlerime göre her 4 kişiden 3’ü diyebilirim, yani yüzde 75.

SH: Bu çok yüksek bir rakam, nedir sizce nedenlerin başlıcaları?
A.Y: Birinci neden anne ve babaların suçu yok aslında çünkü onlara da kendilerini keşfetme fırsatı verilmemiş. Kendini keşfetmemiş bireylerin çocuklarını, veya başkalarını keşfetmeleri zordur.

SH: Bu yüzden mi evlilikler yürümüyor, boşanmalar had safhada?
A.Y: Elbette bunun etkisi var ve çok büyük.

SH: Sağlıklı ve mutlu bir evliliğin formülü nedir sizce? En çok ve çabuk bozulan evlilikler, ayrılıklar ne tür evliliklerdir?
A.Y: Aşk ve görücü usulü evlilikler daha çabuk yıkılıyor. Sebebi ise Evlilikler bina gibidir, yatırım bekler yenilik bekler. Sorumluluğu ve özveriyi karşıdan beklemek yerine önce insan kendisi bu konuda bir şey yapmalıdır. Kendini tanımadığı keşfetmediği için ne yapacağını nasıl anlayışlı olacağını bilemiyor ve çatırdama başlıyor.

SH: Peki aşk ve görücü usulü evlilikler çabuk yıkılıyorsa ne tür evlilikler sağlam temel üzerine oturuyor?
A.Y: Dediğim gibi kişiler önce kendini tanıyıp sonra karşıdan ne beklediğini bilmeli. Kendi değer ve yargılarına saygı beklediği gibi karşısındaki evleneceği ve bir ömür boyu birlikte yaşayacağı insanı iyi tanımalı, aşk heyecanı ile ya da görücücü usulü ile evlilikler bir şans bir bilinmezdir. 

‘Çocuklar kurban oluyor’

SH: Ne oluyor da sorunlar başlıyor peki?
A.Y: Birbirlerini iyice tanımadan, kendini keşfetmeden yapılan evliliklerde olanlar çocuklara oluyor.  Bu yüzden biz terapilerimizde danışanlarımızla bir iki terapiden sonra mümkün olduğu kadar eşleri hatta çocukları birlikte alıyoruz. Yani eşlerden birinin sorunu varsa burada anlattıklarını bilmek, öğrenmek duymak diğer eşin en doğal hakkıdır. Sen git işte olmaz. Sorunu olan danışanla aile fertleri de terapide bulunmalı. Genelde eşlerin kendi sorunlarına çocuklarını kurban ettiğini görüyoruz. Eşine söyleyemediğini çocuğuna söylüyor,  çocukları mukayese ediyorlar, felancanın kızı şöyle, oğlu böyle gibi mukayese yapmak çok yanlış. Yada içlerinde eksik kalan şeyleri çocukları tamamlasın istiyorlar. Örneğin, hep doktor olmayı hayal etmiş bir anne baba, çocukları doktor olsun istiyor. Belki çocuğun başka bir mesleğe daha fazla hevesi yatkınlığı var. Bunları düşünmeden kendini tanımadıkları için aile içinde sorunlar filizlenmeye başlıyor.

İnsan hastalığını nasıl kullanır?

SH: Toplumuzda bu tür destek almak, danışmak, psikologa gitmek sanki pek hoş karşılanmıyor gibi, insanlar sorunu olsa da saklamayı tercih ediyor değil mi?
AY: Kesinlikle evet, çevre faktörü çok önemli. Sorununu kabul etmeyip ya da çevre ne der diye bir doktara ya da danışmana gitmeyenler olduğu gibi, gidenlerin de hastalıklarını kabul ettirdikten sonra kullandıklarını görüyoruz.

SH: Nasıl yani insan hastalığını nasıl kullanır?
A.Y: Önce kişinin çevresi başlıyor. Ah çok yazık, dur sen yapma, dokunma hastasın, diyorlar. Kimse doğru yolu göstermiyor. Bir süre sonra  sorununun farkına varan kişi de, ben hastayım yapamam edemem, çalışamam demeye başlıyor ve yapamayacağına, çalışamayacağına kendini şartlıyor. Ve daha da önemlisi hiç ilgilenilmeyen insanlara hasta olduğunda gerektiğinden fazla aşırı ilgi o kişiyi ister istemez doğru düşünmesini ve karar vermesini engelliyor, çünkü hoşuna gidiyor hiç göremediği ilgi görmek ve bu durumu kullanıyor.

SH: Çevre nasıl davranmalı neler yapmalı?
A.Y: Çevreden destek görmezse iyileşmesi mümkün değildir. Bir kimsenin iyileşmesi için 3 faktörün sağlıklı olması lazım, bunlar: Ruh, beden ve Beyin  Ruh bedene beden beyine emir veriyor. Ruhen kabullenmemiş bir durumda beden beyine iyileş diye emir vermez.  Beynimizi hasta olduğumuza ve iyileşmeyeceğimize inandırmamalıyız. Aslında tüm hastalıklar, psikolojik rahatsızlıklar birer sinyaldir. Bu sinyalleri aldığımız an ne yapmamız gerektiğini bilmeliyiz.

25 yaşında olan da var 50 yaşında olan da var
 
SH: Kısa bir değerlendirme yapacak olursak sizin danışanlarınızın yaş ortalaması nedir?
A.Y: Gençlerde ergenlik çağında başlıyor ve 25’li yaşlara kadar devam ediyor. Sorunları genelde özgüvenleri olmaması, kendilerini tanımıyor olanları ve yeteneklerinin farkında olmamalarından doğan arayış ve karamsarlıklar diyebilirim. 40 ve 50 ‘li yaşlar arası erkeklerde ise orta yaş bunalımı krizinden doğan sorunlar. Bu vesile ile bu yaşlarda aşırı taşkınlıklar, aldatmalar, arayışlar başlıyor.
Kadınlarda ise özellikle erken yaşta evlenenlerde 30’lu yaşlarda başlayan sorunlar içe dönüklük, depresyon, korku, panik atak şeklinde kendini gösteriyor.

“Hayatının yönetmeni sensin”

SH: Son olarak daha önce Hollanda’nın çeşitli şehirlerinde verdiğiniz ve Ekim ayında tekrar guruplar oluşturduğunuz kurs hakkında bilgi verir misiniz?
A.Y: Daha önce iki kurs vermiştik. Aldığımız olumlu sonuç gereği bu kursu hizmetlerimiz içine aldık. Gelen yoğun istek üzerine bu kurslara tekrar başlıyoruz.
Çıkış noktamız sorunlar baş göstermeden insanlara “Hayatının yönetmeni sensin, sen ol demek ve bunu nasıl yapacaklarını öğretmek diyebilirim

SH: Katılım şartları hakkına da biraz bilgi verir misiniz?
AY: 2 bayan gurubu, 1 bay gurubu: olmak üzere 3 gurup oluşturacağız, malesef zamanımız ancak buna yetiyor.
Birinci grupta yalnız yaşayan genç anneler veya genç kızlar. Evli olup çocuğu(klarını) yalnız yetiştirmek zorunda kalanlar. Okul veya meslek hayatına yön vermek isteyenler. Geçmişteki yaşadıkları olumsuzluğun, güncel hayatını kısıtlaması olan bayanları alıyoruz.
İkinci guruba ise 30 yaş üstü, ben kendimi geliştirmek istiyorum, kendime farklı, yepyeni bir hayat kurmak istiyorum. Yıllardır başkalarının sorumluğunu aldım, şimdi sıra bende diyen bayanlardan oluşacak.
Üçüncü gurup ise erkeklere yönelik ve  30-50 yaş arasındakiler katılabilecek. Artık ben de kendimi geliştirmek istiyorum; bu zamana kadar benden beklenilen sorumlulukları yerine getirmekten kendime hiç zaman ayırmadım; Kimseyle paylaşamadığım yıllardır içime gömdüğüm sorunlarım var; güvenilir bir ortamda ihtiyacım olan yeteneklerimi öğrenmek istiyorum diyen bayları alacağız.

Katılım şartları:
- Ağır psikiyatrik hasta olmaması.
- Öğrenmeye açık olması
- Sağlık sigortasının kapsamlı (aanvullend) olması.

SH: Bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyoruz Ayşe hanım. Bu kurslara katılmak ya da size danışan olmak için Son Haber okurları sizinle iletişime geçmek için aşağıda vereceğimiz bilgilerden size ulaşacaklardır.
A.Y: Ben Son Haber’e ve okurlarına çok teşekkür ediyor herkese kendini keşfetmesini ve sağlıklı mutlu bir ömür diliyorum.

Ayşe Yazılıtaş kimdir?

Adım Ayşe Yazılıtaş, evli ve 3 çocuk annesi. İlk ve orta eğitimini Yozgat’ta tamamladı.
İstanbul’da 4 yıl yatılı Kur-an kursunda Arapça, fıkıh, hadis, İslam ve tasavvuf eğitimi aldı.
1992 yılında 1979'dan itibaren Hollanda’da yaşayan ailesinin yanına geldi
Meslek lisesinde kreş öğretmenliği eğitimini tamamladıktan sonra 1 yıl zihinsel ve bedensel engelli  çocuklar bakım yurdunda, daha sonra da 2 yıl ilkokulda asistan olarak çalıştı.
1998-2002 yıları arasında 's-Hertogenbosch şehrinde Avans Hogeschool'da yüksek eğitim fakültesi psiko-sosyal danışman bölümünden mezun oldu.
2008-2012 yılları arasında Kempler Enstitü Hollanda'da (KIN) 4 yıllık psikoterapi alanındaki Master, Geştalt terapi, psikopataloji, gelişim psikolojisi, DSM-V, çiftler ve ailede iletişim ve duygusal odak terapisi ve sistemik ilişki- aile terapisi alanındaki yüksek lisans eğitimlerimi tamamladı.

Eğitimi:
1998-2002 Avans yüksek eğitim fakültesi
2008-2012 KIN yüksek lisans Gestalt psikoterapi, sistemik ilişki ve aile terapisi eğitimi

Uzmanlık alanları:

Psikoterapi sistemik ilişki ve aile terapisi
Bütüncül Gestalt Psikoterapisi   
Deneyimsel psikososyal terapi
Duygusal odak terapisi
Gelişim psikolojisi

İş Tecrübeleri:

2000-2002 yüksek eğitimime devam ederken aldığı iş teklifi sonucu bayanlara ait gelişim ve iletişim merkezinde çeşitli eğitim kursları ve bireysel danışmanlık yaptı.
2002- 2006 IMW Tilburg - psikososyal danışmanlık institü, bireysel sosyal danışmanlık, grup koçluğu, çeşitli savaş bölgelerinden gelen sığınmacılara bireysel, ilişki ve aile danışmanlığı ve aynı yıllarda sığınmacılara PTSS travma sonrası stres danışmanlığı.
2006-2015 's-Hertogenbosch - psikososyal danışmanlık kurumu.
2008 yılından itibaren yoğun olarak
Sistemik İlişki, aile danışmanlık. Aile içi şiddet sonucu ailelerin tekrar yapılanmasında sistemik aile terapisi.
Davranış bozukluğu olan çocuklarda bireysel ve aile terapisi.
Çocuk ve gençlere yönelik birey ve sistematik terapi, diğer kuruluşlar (çocuk esirgeme kurumu, gençlik burosu, suçlular burosu, polis bürosu, ilk ve ortaokul) işbirliğinde aileler-uzmanlar arasında danışmanlık koordinatörlüğü.

Grup koçluğu - eğitimciliği tecrübeleri:

Çocuklar ve gençlere
* İki kültür arasında yaşamak
* Sosyal beceri eğitim kursu
* fobilerle başa çıkma kursu 
Yetişkinlere
* Aydınlık günler karanlık günler (depresyon şikayetleri olan danışanlara yönelik)
* Sosyal beceri eğitim kursu
* Ergen çocukları yetiştirme
* Stres ve psikosomatik şikayetlerle başa çıkma
* Temel eğitim kursu "kendini keşfet".

2006-2015 sağlık projesi çalışmaları:

Çalışma ekibi; ev doktoru, ev doktoru asistanı, hemşire, fizyoterapist, eczacı, diyetist, psikolog, sistemik aile terapist.
* depresyon ile başa çıkmak
* korku ve kaygılar ile başa çıkmak
* çocuklar ve yetişkinlerde obezita (kilo) problemi ile başa çıkmak.

2014 – Sistemik ilişki- aile Therapi ve Eigitim ofisinin açılışı

Eylül 2014 Praktijk Therapie Eigenkracht, sistemik ilişki ve aile terapisi ofisimizin hizmete açılışı:
Danışanlarıma Hollandaca ve Türkçe dillerinde bireysel, çift ve aile olarak psikoterapi hizmetleri sunuyor.
Ayrıca kuruluşlarda ve okullarda bilgilendirme toplantıları ve seminer veriyor.
Profesyonellere sistemik ilişki ve aile terapisi danışmanlığı yapiyor.
Kendi üretmis olduğum 4 farklı seviyede; temel, orta, ilerlemiş ve tamamlanmış eğitim kursu "kendini keşfet" gurup yöneticiliği yapiyor.

Praktijk Therapie Eigenkracht - bağlı olduğumuz meslek birliği kuruluşlar:
NVAGT (Gestalt Terapi- ilişki aile terapi için Hollanda ve Flaman birliği)
EAGT (Gestalt Terapi için Avrupa Birliği)
RBCZ (Alternatif tıp için kapsamlı uzmanlar kayıt birliği)

©SONHABER.NL


Anahtar Kelimeler
banner247

Yorum Gönder

@name x